• koltuk altı kıllarını alan erkek

    5.
    Temizdir efendim. Tertemiz..
    2 ... acilinbenfalankisi
  • seni çok özledim

    176.
    Hasretinizden geberin ve birini, bir şeyi özlemeyi yaşamadan dünyadan gitmeyin.
    ... acilinbenfalankisi
  • çok güzel çay demlemek ama yalnız içmek

    8.
    mütemadiyen yaşadığım durumdur ama beni hayatın keşmekeşinden de bir nebze olsun uzaklaştırır. dışarlarda dengesiz birilerine denk gelmişsem hemen eve gidip çay demleyesim gelir, densizleri unutmak, kendine çaydan mükemmel bir dünya kurmak, herkesi her olayı içine almamak, kafa rahatlığı iyidir. iyidir ya valla... kendi sesini duymaya alıştırır seni hem...
    ... acilinbenfalankisi
  • çocukken sanılan şeyler

    403.
    mandalina da portakalın çocuğu değilmiş, pamuk şeker bildiğin şekermiş.
    ... acilinbenfalankisi
  • kuranın türkçe mealini ücretsiz dağıtmak

    10.
    mevzu derin. öyle ateist mateist, cahil cühela meselesi de değil lan. çok derin bir mevzu, mühim bir mevzu...
    ... acilinbenfalankisi
  • kızların her şeyi erkeklerden beklemesi

    4.
    her şeyden kasıt ne acaba tam olarak? hesap ödemesi, damacana taşıması, kavanoz kapağı açması, market/pazar poşetlerini taşıması, dışardan gelirken bi yoğurt iki ekmek alması, azıcık gülümser olması, sorulan soruları geçiştirmemesi, uzun uzun konuşması -ki sevilen adam sabahlara kadar konuşsa dinlenilir, siz kendinizi sevdirmeyi de beceremiyorsunuz.- sorumluluk sahibi olması vesaire her şeyse siz niye yaşıyonuz ben anlamıyorum, zaten olması gereken şeyler bu her şeyler ulan. benim bilmediğim diğer her şeyi bana açıklayacak birisi de yoktur herhal
    ... acilinbenfalankisi
  • sevgili işlerinin boş ve yalan dolan olması

    19.
    Sevgililiğin işten sayılması başlı başına skandal da neyse hadi..
    ... acilinbenfalankisi
  • sen anlat karadeniz

    279.
    Burada yazılanlar aşırı doz olumsuzluk ve aşırı doz yarım yamalak izlenmişlik içeriyor. Açılın ben falan kişi, olayı kendi çapımda aydınlatacağım.

    Birincisi, başka birinin karısına kızına yan gözle bakmak yok ama şiddete karşı sağır, kör, anlamamış kesilmek de yok. Baş kahramanımız Tahir Kaleli, gayet de beyefendi, dürüst ve bir o kadar da algıları açık bir vatandaştır. Kendi halinde işinde gücünde biriyken birden bire alengirin içine düşüyor neden? Durup sorduğu için, neden ya neden dediği için, sessiz kalmadığı için. Ha bunlar işin ütopik kısmı tabi. Gerçekte herkes birer Mustafa Kaleli gibi düşünür, ula adamın karısı değil mi döver de sever de sana ne. He anam.
    He. Ondan sonra bu ülke niye böyle. Toplanıp gitse şu cahil kafalar keşke.

    Her neyse. Nefes'e gelelim, gayet de başarılı bir lise öğrencisiyken, kendisinden habersiz babası tarafından satılıyor. Bu satışın adını da imam nikahı koyuyorlar. Kızı alan ruh hastası manyaksa Vedat Sayar. Şimdi karısı diyen varsa hâlâ ağzına kürekle vururum. Kızın hem haberi yok, hem rızası.. bknz: 12. Bölüm son sahnesi..

    Ve Nefes, sekiz yıl boyunca hapis hayatı yaşadığı, sevmediği istemediği o evden, o adamdan, yedi yaşında oğluyla birlikte tam 22 kez kaçma girişiminde bulunur ve her defasında Vedat hastasının adamları tarafından yakalanır, cezalandırılır. işte bunlar işin hep marjinal kısmı, gerçekte de var aslında, niye görmek ve bu çirkinlikleri düzeltmek yerine kapatıp gideriz ki he?

    Olaylarsa bir gece vakti şöyle gelişiyor; Kaleli ailesi ya Trabzondan iş toplantısı için Sayar'lara, istanbul'a gelir. Sayar villasında Nefes kaçmasın diye metrekare başına bir koruma düşerken, o gece tüm korumalar çekilmiş sadece dışarda şoför kalmıştır. Nefes'i o gece yeniden kaçmaya zorlayan son şey, o meşhur parmak kırma sahnesidir. Çok fazla eleştiri alan bu sahneye tepkilerin abartılı olduğu kadar gerçekten bunu yaşayanlara da tepkisi olsa keşke ama nerdeeeee ancak neticeden ahkam kesme derdinde millet.

    Korumaların hiç biri yok, şoföre görünmeden kaçalım diye 7 yaşındaki oğlunu da alıp Kaleli ailesinin pikabına alelacele biniyorlar ve ilk mola verdikleri yerde sessizce inip ortadan kaybolmayı düşünüyorlar fakat gelin görün ki, bir gece öncesinde ağzı yüzü morartılmış, iki saat öncesinden parmakları kırılmış, yedi yaşında bir çocukla kaçma aksiyonunda bulunan Nefes'in uykusunun geleceği tutuyor ve Trabzona kadar mışıl mışıl uyuyor canım benim heheh

    Karadeniz bu, kendisine sığınana merhametsizlik eder mi? Tahir'in de meselesi burada başlıyor işte. işte tuttu kızın elinden bir kere, bu mert delikanlı bırakır mı hiç zalim ellere? Bırakmaz. Bırakmadı da... Yiğit'i evladı, Nefes'i canı bildi bu adam... Tabi ki bu kısımlar da aşırı hayal gücü. Böyle bir koruma şekli böyle naif böyle sessiz böyle güzel bir sevme şekli olamaz efendim... olmuyor görüyoruz ortalığın halini.

    Nefes yıllarca mücadele etti zaten. O mücadelede hep yalnızdı ve hiç pes etmedi. Sonra Tahir geldi hatta geç geldim diye özür bile diledi..

    Bu ikilinin sevdası çok başka, bambaşka... ilk sezonu izlemeyenler, ön yargılarınızı bir kenara bırakın, bir süreliğine o beğenmediğiniz oyunculukları görmezden gelip hikayeye odaklanın, rica ediyorum mantık hatası aramayın, izleyin.. ve görün inadın ve umudun hikayesi nasıl da güzel.

    Derken senarist değişti yahu. Tüh.
    ... acilinbenfalankisi
  • ulaş tuna astepe

    7.
    Şimdilerde Sen Anlat Karadeniz dizisinin başrolünde, oyunculuğunu her rolde beğenileceğim yakışıklı bir oyuncu. Dizideki ses tonuyla kendi ses tonu arasında ciddi bir fark açmış, Karadeniz erkeği rolüne tam olarak bürünmüştür. Vay arkadaş o naif Ulaş Tuna'dan Tahir Kaleli nasıl çıktı yav insan hayret ediyor derkeeeeen işte işini çok çok önemseyen bir oyuncu! Episode dergisine verdiği röportajla ilgimi çekmişti. Entelektüel bir duruşu var. Sosyal mecraları pek sevmez. Esprili, güleryüzlü, tahammülü geniş ve sempatik bir karakter. Geçtiğimiz haftalarda partneri irem Helvacıoğlu ile birlikte Altın Kelebek ödüllerinde en iyi dizi çifti ödülü almıştır. En iyi erkek oyuncu ödülüne yolu çok çok açık, kısa sürede onu da göreceğiz gibi..
    1 ... acilinbenfalankisi
  • yeni şeyler getiriyorum